Açık Arayan Gözlerden, Teslim Olan Kalbe

video5
Abone Ol

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İngiltere’de yaşayan bir hukukçu olan David, İslam’a karşı ciddi önyargıları olan ve medyada duyduklarıyla hareket eden biriydi. Bir gün bir meslektaşıyla girdiği tartışma sonrasında, “İslam’ın ne kadar mantıksız olduğunu” kanıtlamak için Kuran’ı baştan sona okumaya karar verdi. Amacı çelişkiler bulmak, mantık hatalarını altını çizerek not almaktı.

Ancak sayfaları çevirdikçe kalemi elinden düştü. İnsanın yaratılış evrelerinden, okyanusların birbirine karışmayan yapısına, adalet sisteminden yetim hakkına kadar Kuran’ın sunduğu evrensel ve kusursuz nizam karşısında sarsıldı. Çelişki aramak için girdiği bu yolda, her bir ayet sanki doğrudan kendi aklına ve kalbine cevap veriyordu. Özellikle Bakara Suresi’ndeki “Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol gösterici bir kitaptır” ayeti, tüm kibrini yıktı. Aylar süren okumaların sonunda, “açık bulmak” için açtığı o kitabı öpüp alnına koyarak Müslüman oldu. “Ben İslam’ı çürütmeye gelmiştim,” diyordu David, “ama o benim içimdeki sahteliği çürüttü.”